Wednesday, January 8, 2020

klasik müzik

-ablacım bi klasik müzik eseri açabilir miyim?
-ben fero açıcaksın di mi?
-evet :(

Tuesday, April 9, 2019

külo aldım :(

-evlerdeki endüstriyel tozlar insanın hormonal dengesini bozup kilo alımına yol açabiliyormuş. ben acaba kışları okula gelince bu binanın tozundan kilo alıyor olabilir miyim?
-sen acaba binanın tozundan değil de, her sabah kahvaltıda bir çikolatalı kruvasanın yanında bir büyük boy latte içtiğin için kilo alıyor olabilir misin?

Saturday, August 18, 2018

hobi olarak yine...

-şu an sanatın herhangi bir dalında sana muazzam bir yetenek bahşedilecek olsa hangisini seçerdin?
-o sanatı icra etmek için gerekli imkanlara da sahip olacak mıyım?
-evet.
-o zaman sinema.
-a, gerçekten mi? çok şaşırdım. nasıl filmler yapardın peki?
-sanat filmleri. nuri bilge ceylan olcam ben.
-peki şu an çocuğun olsa, o da dünyadaki herhangi bir mesleği icra edebilecek olsa, onun mesleği ne olsun isterdin?
-doktor. yaşlanınca bize bakar.

Friday, April 27, 2018

la vaş ki ri

-topkapı'da değişik bir iskendername buldum. iskendername iskender'in hayatını konu alıyor...
-"ben sevimli bir inektim..."
-gerçekten de sevimli bir ineksin kardeşim.
-hahahha, kızım...
-şimdi de la vache qui rit oldun mesela.
-la ben onu iskenderin ağzından demiştim, önce inektim sonra döner oldum diye :((

Thursday, April 12, 2018

marilynne robinson

-ee, anlat bakalım, nasıl geçti marilynne robinson konuşması?
-şey...
-dur tahmin edeyim: adeta dini bir tecrübeydi ve katolik olmaya karar verdin.
-kadın katolik değil, kalvinist.
-o zaman kalvinist olmaya karar verdin.
-kızım bu edebiyat sohbeti değil mi, niye otomatikman din hakkında konuştuklarını varsayıyorsun?
-edebiyat hakkında konuşsalar da sonuç aynı olmuştur da neyse. ne hakkında konuştular?
-din.
-ve?
-kalvinist olmaya karar verdim :(

Monday, January 1, 2018

köpek dostlarımız

-Köpeğiniz olsa gece yatakta yanınıza yatmasına izin verir misiniz?
-Ben veririm herhalde.
-Ben de. Hayvan gelip kıvrılmak isterse hayır mı dicem?
-Peki, yorganın altında mı üstünde mi?
-Bence hayvan sıcaklar yorganın altında.
-Ben gelmek isterse alırım.
-Peki, gece boyu kıpırdanıp duruyorsa, uykunun en tatlı yerinde uyandırıyorsa filan naparsınız?
-E o zaman almam.
-İyi de, alıştırdın bi kere hayvanı, şimdi her akşam kapında, üzgün bir suratla beni artık sevmiyor musun diye sana bakıyor?
-Yapmasana kızım üzgün köpek suratı. Hem sen olsan ne yapardın madem, sen söyle.
-Ben dünden beri düşünüyorum bunları, ne yapardım diye.
-Bravo. Zaten hayatta her şeye karşı hazırlıklı olmak lazım.

Friday, June 30, 2017

bekleme odası

Oturduk, o sehpadan bi futbol dergisi aldı, ben de düğün/gelinlik dergisi.

Elimdeki dergiyi ona uzatıp:

-Sevgilim sen acaba bunu mu okusan o futbol dergisi yerine?
-Niye ki?
-İyice sitcom çifti gibi olalım diye ^^

Friday, May 26, 2017

geceyarısı muhabbetleri

ışığı kapattık, uyucaz.

-abla sen gülüyor musun orda?
-hayır be, ne alaka?
-kıkır kıkır bir sesler geliyo sanki de.
-he, kendi kendime fıkra anlatıp gülüyorum.
-gerçekten mi?
-:(((

çocuklar çiçektir

kardeşim meşhur marşmelov deneyinin vidyolarını seyretmiş, onları anlatıyor.

-bazı çocuklar salak, araştırmacılar deneyi anlatıyor, "bak bu şekeri şimdi yemezsen 15 dk sonra bir şeker daha vereceğiz, anladın mı" diyorlar, bu salaklar da "hıhı anladım" deyip şekeri ağızlarına atıyor.
-kızım ne biçim konuşuyosun küçücük çocuklar hakkında. bi kere bütün çocuklar çiçektir.
-tamam canım. tüm çocuklar çiçek. ama bunlar aptal çiçek.
-:(


Saturday, February 11, 2017

üç atlı

-"üç atlı" şiiri ne güzelmiş. hani var ya... necip... fazıl...
-ee?
-işte necip fazıl... şeyin şiiri. necip fazıl karakürek? karayürek?
-hee, necip fazıl fatihürek.

Wednesday, December 28, 2016

ordumuz

-asker, tekmil ver!
-dooo!
-tekmil ver diyorum, tekmil.
-allahu ekber?

Monday, December 26, 2016

oturmasını kalkmasını bilen bi hanım

-Ay dur dur dur, ipodumun üstüne oturdun koca şeyinle.
-Ipod sıcak mı peki? Fazla uzağa gitmiş olamam...

Friday, December 2, 2016

o ezanlar ki

Et maintenant on va où? filmini seyrettim, kardeşime anlatıyorum:

-Derken bir minare gözüktü. Ben dedim "aha ezan okunucak," sonra ezan okunurken sen bi duygulan, bi duygulan, sanırsın Mehmet Akif Ersoy :(
-Biliyo musun, ben de geçen feysbuk sizi kim sanıyo şeysine bakıyordum, feysbukun beni yerleştirdiği kategoriler: ailesinden uzak, memleketinden uzak, expat. Adamlar resmen burada bi zayıf nokta var, oradan vuralım, pazarlamayı bunun üstünden yapalım diye onu tespit etmişler.
-Ay kız bunlar birkaç seneye parayla ezan sesi satmasınlar bize :/

Tuesday, November 29, 2016

o bayan ve çeşitli şekiller

Benim birisine kendimi ne kadar yakın hissettiğimi anlamanın en iyi yolu maalesef o kişinin hayatına ne kadar karıştığıma bakmak :( Genel olarak seçimlerinize saygı duyuyor, aldığınız kararlara büyük ölçüde destek çıkıyorsam sizinle muhtemelen düzeyli (ve mesafeli) bi ilişkimiz var. Öte yandan benden haftada bir meditasyonun faydalarını listeleyen bir email alıyorsanız ve benimle etkileşimleriniz çoğunluğunu "en son ne zaman karnabahar yedin? karnabahar ye! karnabahar çok faydalı" türü ifadeler teşkil ediyorsa büyük ihtimalle ıssız bi adaya düşsem yanıma alıcaam üç kişiden birisiniz (biri de Trump mesela. CIA hemen bizi bulsun, adadan kurtarsın diye. Yaa, işte bunlar hep büyük resmi görmek).

Neyse, biliyorsunuzdur, kardeşimle baştan sona defalarca izlediğimiz, repliklerini ezbere bildiğimiz, canımız ciğerimiz Gilmore Girls'ün dört yeni bölümü daha yayınlandı. Oturduk izliyoruz, ben de her zamanki neneliğimle durmadan karakterlerle konuşuyorum.

-Rory, gecenin bi vakti niye kahve içiyosun?
...
-Lorelai, telefonu kulağına dayamadan konuş. Kulaklık al.
...
-Rory o çocukla buluşma.
...
-Lorelai kağıtları çantana koysana.
-Abla sen acaba dizi karakterlerine de sevgini böyle gösteriyor olabilir misin?
-:(((

Wednesday, November 23, 2016

lal la lalala lal lal la

Dün akşam kardeşimle romantikliğimiz tuttu.

-Ben senin küçüklüğüne tanık olmak isterdim. Mesela sen bir yaşındayken ne yapıyordun, nasıldın...
-Aman, sensiz çok sıkıcı, bomboş, kupkuru bi hayattı.
-Hadi ordan yalancı. Ben resimlerde gördüm. Kardan adam filan yapıp onlarla oynuyormuşsun.
-İşte senin yokluğunda kardeş diye onlara tapıyordum :(

Tuesday, October 11, 2016

sucuk şöleni

-kız, sen haftaya buraya gelince sevan markete gider sucuk filan alırız. sonra odada sucuk eşliğinde jane austen filmi izleriz. tam bir sucuk şöleni!
-hee, sausage fest.

lavantali krem brule

-Soyle bakalim dogum gununde nereye gitmek istersin? Fransiz restoranina mi yoksa Italyan restoranina mi?
-Italyan!
-Aa sasirdim valla. Degisik tatlara yelken acmak, escargot filan denemek istemez misin?
-Kizim benim damak tadimin geliskinligi ortada. Sicak suyu cay diye icmis insanim. Bosuna parani harcama,  dominos'dan iki pizza soyle, italyan yemegi diye kaktirirsin.
-Elitliginle yuzles bence. Fransa'da yedigi lavantali krem bruleyi bes senedir anlatan kimdi?
-Ya ben anlatiyorum ama, aslinda acaba ne yedim? Lavantali krem brule diye petibor biskuvinin ustune deterjan mi dokup getirdiler Allah bilir :(

Tuesday, November 24, 2015

batı cephesi

-seliiiiin!
-efendim?
-ben bugün çok komik bi espriler yapmıştım, neydi o?
-öf.

Sunday, August 2, 2015

misafir gezdirmeç

-işte burası daaa benim odam.
-a, the proper study of mankind. okudun mu?
-cık.
-vaay, being and time, bunu okudun mu?
-onu da bi heves almıştım ama daha fırsat olmadı.
-bu freudlar?
-onlar selin'in :(
-...
-...
-...
-seni şu ipek ongun rafının önüne mi alsak acaba :(

Friday, June 19, 2015

üç kağıt

-ablaa, benle kağıt oynasana.
-oynarım ama önden beş dakika sırtımı ovcaksın.

(sırtımı ovarken)

-şimdi de sevgi yap.
-nasıl?
-işte "ciciii, güzeeel, tatlııı" diye.
-cicii, güzeeel, tatlıı...
-tamam şimdi de bloglarımı öv.
-ney :(