Bugun doktora yapan bir arkadasima damarina basmak icin "Siz ogrenci bile sayilmazsiniz, sadece yetiskin olmayi becerememis yetiskinlersiniz" dedim.
Ardindan telefonla konusurken kardesime once 'kucuk suratli' dedim, sonra durumu toparlamaya calisirken "Kafa ile surat farkli seyler. Bunu nasil bilmezsin? Anaokulu konusu yahu bu" diye cikistim.
Gercekten sosyal olarak cok basarili, agzimdan bal damlayan bir donemimdeyim. Su tatli dile bakar misiniz? Sonra da 'niye arkadasim yok' diye dertleniyorum. Bu gidisatin sonu yalniz cumartesi aksamlarinda gugil'a ben niye boyle yalniz kaldim diye sormak, ayagimi denk alsam iyi olur.
Sunday, November 14, 2010
Saturday, August 14, 2010
kardesim beni cok seviyor
-sence ben diger insanlara yaklasmasi kolay, sicak bir insan izlenimi mi veriyorum?
-valla abla, simdi biliyorsun bir evlenilecek kizlar var bir eglenilecek kizlar...
-eee?
-bir de bana uzak allaha yakin olsun, allahim nutfen nutfen bana bulasmasin dediklerin var. bence seeeen o son kategoriye aitsin.
agliyorum su an.
-valla abla, simdi biliyorsun bir evlenilecek kizlar var bir eglenilecek kizlar...
-eee?
-bir de bana uzak allaha yakin olsun, allahim nutfen nutfen bana bulasmasin dediklerin var. bence seeeen o son kategoriye aitsin.
agliyorum su an.
Friday, August 6, 2010
dest-i izdivac
-bu cumartesi kilyos'a gidelim mi?
-olmaz ben ogretmenimin dugunune gidicem
-aksam b. abilere yemege gidilmiyor muydu?
-gitmicez iste, oglen gidip gelicez. aksama dugun var, yemege gidersek yetisemeyiz.
-bari oglen gitmeyelim sicakta, aksam ustu?
-dugune yetismem lazim diyorum.
- ay bu ne dugun hevesi? goren de altinlari buna takcaklar sanacak.
-dugun!
-olmaz ben ogretmenimin dugunune gidicem
-aksam b. abilere yemege gidilmiyor muydu?
-gitmicez iste, oglen gidip gelicez. aksama dugun var, yemege gidersek yetisemeyiz.
-bari oglen gitmeyelim sicakta, aksam ustu?
-dugune yetismem lazim diyorum.
- ay bu ne dugun hevesi? goren de altinlari buna takcaklar sanacak.
-dugun!
Tuesday, July 20, 2010
tatil koyu-animasyon
(yazarimiz tatilde oldugundan boyle bastan savma yazi yaziyor- hincal uluc gibi fikra da anlatabilirdi, buna da sukur)
[kardesimle ayni odada, uyumadan once]
-eriiiiik, erik nortmiiin.
-allahim ne gunah isledim de bana boyle bir cezayi reva gordun? her aksam ayni cile.
-ne cilesi be?! bu ne kadar buyuk bir sans farkinda misin? yarin birgun biyografimi yazmak icin seninle gorusmeye geldiklerinde, 'sezen hanim en parlak fikirlerini gece tam uyumadan uretirdi, onunla her gun yeni bir maceraydi' diye anlatabilmek serefine nail olacaksin. misyonun agirligina yakisir hareket et, sen chosen one'sin, secilmis kisisin.
-secilmis kisi mi? nerden secilmis? cami avlusundan mi?
[kardesimle ayni odada, uyumadan once]
-eriiiiik, erik nortmiiin.
-allahim ne gunah isledim de bana boyle bir cezayi reva gordun? her aksam ayni cile.
-ne cilesi be?! bu ne kadar buyuk bir sans farkinda misin? yarin birgun biyografimi yazmak icin seninle gorusmeye geldiklerinde, 'sezen hanim en parlak fikirlerini gece tam uyumadan uretirdi, onunla her gun yeni bir maceraydi' diye anlatabilmek serefine nail olacaksin. misyonun agirligina yakisir hareket et, sen chosen one'sin, secilmis kisisin.
-secilmis kisi mi? nerden secilmis? cami avlusundan mi?
Thursday, July 8, 2010
saray entrikalari (behlullu)
ulkemiz icin adeta bir turizm burosu gibi calisip her yaz sagdan soldan ziyarete gelen arkadaslari gezdirmekle yukumlu oldugumuzdan istanbul'un tarihi ve dogal guzellikleriyle istemedigimiz kadar icli disli olduk ailecek.
turizm ve iyiniyet elciligi gorevini normalde milas'ta surduren bir arkadasla beraber ucuncu bir arkadasi istanbul'da gezdirmeye ugrasiyoruz. kardesim de mihmandar ekibine dahil (bu arada bu detaylarin esas konuyla hic mi hic ilgisi yok, lafa niye burdan basladim bilmiyorum, o kadar yazdim silmeyeyim diye devam ediyorum)
neyse sultanahmet, aya sofya derken bu sefer de beylerbeyi sarayi'na gittik. sarayda orijinaline sadik kalinmis perdelere, dosemelere bakarken icim eridi; her gordugume 'bundan istiyorum, bana bunu alin' diye yapismaya kalktim. en son II. abdulhamit'in buyuk bir incelikle islenmis calisma masasini gordugumde beraber gezdigimiz kafileden ayrilip kordonlarin ustunden atlamaya calisirken 'masa, masa, masaaa' diye feryat etmeye baslayinca kardesim cok isabetli bir tespitle 'abla kendine saraydan esya sectiginin farkinda misin, biz sana ikea katalogu filan bulalim, lutfen kendine gel, evine ve yuvana geri don, karin ve cocuklarin seni cok ozluyor ' dedi.
ne diyebilirdim ki [ yazima aylardir beklenen kapanis icin drum roll nutfen ...digidigidigi... ]
"adam hakli beyler"
(yazi icersinde drumroll efektini bu kadar yapabildim, bu arada size bir mesajim daha var sevgili okuyucularim, araya girmisken soyleyeyim dedim: hani bizim bilet paralari? nerde? siz boyle cimrilik ettiginizden eldeki imkanlar ancak bu kadarlik drum roll'a izin veriyor farkinda misiniz? zinisim adnikraf ninekilhet? direkt para gonderemiyorsaniz masa gonderin? abdulhamit masasi? yastik kilifi da olur?)
turizm ve iyiniyet elciligi gorevini normalde milas'ta surduren bir arkadasla beraber ucuncu bir arkadasi istanbul'da gezdirmeye ugrasiyoruz. kardesim de mihmandar ekibine dahil (bu arada bu detaylarin esas konuyla hic mi hic ilgisi yok, lafa niye burdan basladim bilmiyorum, o kadar yazdim silmeyeyim diye devam ediyorum)
neyse sultanahmet, aya sofya derken bu sefer de beylerbeyi sarayi'na gittik. sarayda orijinaline sadik kalinmis perdelere, dosemelere bakarken icim eridi; her gordugume 'bundan istiyorum, bana bunu alin' diye yapismaya kalktim. en son II. abdulhamit'in buyuk bir incelikle islenmis calisma masasini gordugumde beraber gezdigimiz kafileden ayrilip kordonlarin ustunden atlamaya calisirken 'masa, masa, masaaa' diye feryat etmeye baslayinca kardesim cok isabetli bir tespitle 'abla kendine saraydan esya sectiginin farkinda misin, biz sana ikea katalogu filan bulalim, lutfen kendine gel, evine ve yuvana geri don, karin ve cocuklarin seni cok ozluyor ' dedi.
ne diyebilirdim ki [ yazima aylardir beklenen kapanis icin drum roll nutfen ...digidigidigi... ]
"adam hakli beyler"
(yazi icersinde drumroll efektini bu kadar yapabildim, bu arada size bir mesajim daha var sevgili okuyucularim, araya girmisken soyleyeyim dedim: hani bizim bilet paralari? nerde? siz boyle cimrilik ettiginizden eldeki imkanlar ancak bu kadarlik drum roll'a izin veriyor farkinda misiniz? zinisim adnikraf ninekilhet? direkt para gonderemiyorsaniz masa gonderin? abdulhamit masasi? yastik kilifi da olur?)
Saturday, June 26, 2010
sinema, entelijansiya, konjonktur!
bugun kahvaltida ogleden sonra hangi filme gidilecegi konusuluyordu. kardesimle topu surekli birbirimize attigimizdan ikimiz de internetten su an hangi filmler oynuyor diye bakmamisiz. en sonunda vizyonlu bir lider gibi 'tamam ben gidip bakiyorum' diye olaya noktayi koymaya karar verdim. babamin mudahelesi gecikmedi:
-size kim sinemaya gidebileceginizi soyledi?
-ben iste filme gidemiyoruz, bari resimlerine bakalim diye bilgisayari acmaya gidiyordum
-resimlerine de bakamazsiniz
-yazilari okusak sadece?
-tamam o olur, cok acmayin interneti, azicik kisikta kullanin, hemen bitmesin
ey kari! bunca zamandir sonuna kadar acamadigim internetlerde size blog yazisi yetistircem diye ugrastim, artik siz de sevabina aranizda para mi topluyorsunuz napiyorsunuz, su yaziyi okuduktan, bu zulme taniklik ettikten sonra bu babasinin baskisi altinda cile ceken edibenize iki sinema bileti alirsiniz, nankor degilsiniz ya?
(niye iki bilet, cunku kardesim olcak o kisi de bu aralar pattis kizartma konusunda kendini baya gelistirdi, kunefe yapmayi ogrensin diye lobi yapicam, hadi gari, hepiniz bi lira verseniz...)
-size kim sinemaya gidebileceginizi soyledi?
-ben iste filme gidemiyoruz, bari resimlerine bakalim diye bilgisayari acmaya gidiyordum
-resimlerine de bakamazsiniz
-yazilari okusak sadece?
-tamam o olur, cok acmayin interneti, azicik kisikta kullanin, hemen bitmesin
ey kari! bunca zamandir sonuna kadar acamadigim internetlerde size blog yazisi yetistircem diye ugrastim, artik siz de sevabina aranizda para mi topluyorsunuz napiyorsunuz, su yaziyi okuduktan, bu zulme taniklik ettikten sonra bu babasinin baskisi altinda cile ceken edibenize iki sinema bileti alirsiniz, nankor degilsiniz ya?
(niye iki bilet, cunku kardesim olcak o kisi de bu aralar pattis kizartma konusunda kendini baya gelistirdi, kunefe yapmayi ogrensin diye lobi yapicam, hadi gari, hepiniz bi lira verseniz...)
Sunday, June 20, 2010
saglikli birey yetistirme rehberi
her sevgi dolu ve cocuk psikolojisinden anlayan abi/abla gibi ben de kardesime kucuklugunden itibaren kah uvey evlat olusuyla ilgili, kah cami avlusunda nasil bulunduguna dair, kah o bebekken onu doktora goturdugumuzde doktorun bu cocuk anormal deyisine deggin bir suru hikaye uydurup anlatarak saglikli gelisimine ve topluma faydali bir birey olarak katilma surecine elimden geldigince katkida bulundum.
bugun, benim sayemde, tanidiklarin evlerinden ote beri calmak, ara sira kimi ufak binalari atese vermek, ve bagimlilik problemleri haric hicbir sorunu olmayan sapasaglam bir yetiskin olan kardesim bana patates kizartip getirmis. o esnada fonda calan mustafa sandal'in demo sarkisinin etkisiyle aramizda soyle bir konusma gecti:
-afferim, cok guzel olmus bunlar, senden onceki kardeslerim hep demoydu, senin performansin yerinde oldugu icin aramizda bugunlere gelebildin
-digerleri noldu peki?
-iste cami avlusuna goturup iade ettik
-beni aldiginiz cami avlusuna mi?
-evet, cami avlusu cocuk exchange burosu, memnun kalmadigin cocugu goturup yenisini aliyorsun.
bu uyaridan sonra hicbir sey icin gec olmadigini, sanli turk ablasinin en ufak bir kusura bile goz yummayacagini, yarin yine patates kizartmazsa kendisini tekrar cami avlusunda bulacagini anlamistir umarim.
biliyorum okuyorsun bu blog'u, yarin pattisler bugunku kadar yagli olmasin mumkunse. opuyorum.
sevgi dolu ablan,
-s
bugun, benim sayemde, tanidiklarin evlerinden ote beri calmak, ara sira kimi ufak binalari atese vermek, ve bagimlilik problemleri haric hicbir sorunu olmayan sapasaglam bir yetiskin olan kardesim bana patates kizartip getirmis. o esnada fonda calan mustafa sandal'in demo sarkisinin etkisiyle aramizda soyle bir konusma gecti:
-afferim, cok guzel olmus bunlar, senden onceki kardeslerim hep demoydu, senin performansin yerinde oldugu icin aramizda bugunlere gelebildin
-digerleri noldu peki?
-iste cami avlusuna goturup iade ettik
-beni aldiginiz cami avlusuna mi?
-evet, cami avlusu cocuk exchange burosu, memnun kalmadigin cocugu goturup yenisini aliyorsun.
bu uyaridan sonra hicbir sey icin gec olmadigini, sanli turk ablasinin en ufak bir kusura bile goz yummayacagini, yarin yine patates kizartmazsa kendisini tekrar cami avlusunda bulacagini anlamistir umarim.
biliyorum okuyorsun bu blog'u, yarin pattisler bugunku kadar yagli olmasin mumkunse. opuyorum.
sevgi dolu ablan,
-s
Subscribe to:
Posts (Atom)