Friday, May 26, 2017

geceyarısı muhabbetleri

ışığı kapattık, uyucaz.

-abla sen gülüyor musun orda?
-hayır be, ne alaka?
-kıkır kıkır bir sesler geliyo sanki de.
-he, kendi kendime fıkra anlatıp gülüyorum.
-gerçekten mi?
-:(((

çocuklar çiçektir

kardeşim meşhur marşmelov deneyinin vidyolarını seyretmiş, onları anlatıyor.

-bazı çocuklar salak, araştırmacılar deneyi anlatıyor, "bak bu şekeri şimdi yemezsen 15 dk sonra bir şeker daha vereceğiz, anladın mı" diyorlar, bu salaklar da "hıhı anladım" deyip şekeri ağızlarına atıyor.
-kızım ne biçim konuşuyosun küçücük çocuklar hakkında. bi kere bütün çocuklar çiçektir.
-tamam canım. tüm çocuklar çiçek. ama bunlar aptal çiçek.
-:(


Saturday, February 11, 2017

üç atlı

-"üç atlı" şiiri ne güzelmiş. hani var ya... necip... fazıl...
-ee?
-işte necip fazıl... şeyin şiiri. necip fazıl karakürek? karayürek?
-hee, necip fazıl fatihürek.

Wednesday, December 28, 2016

ordumuz

-asker, tekmil ver!
-dooo!
-tekmil ver diyorum, tekmil.
-allahu ekber?

Monday, December 26, 2016

oturmasını kalkmasını bilen bi hanım

-Ay dur dur dur, ipodumun üstüne oturdun koca şeyinle.
-Ipod sıcak mı peki? Fazla uzağa gitmiş olamam...

Friday, December 2, 2016

o ezanlar ki

Et maintenant on va où? filmini seyrettim, kardeşime anlatıyorum:

-Derken bir minare gözüktü. Ben dedim "aha ezan okunucak," sonra ezan okunurken sen bi duygulan, bi duygulan, sanırsın Mehmet Akif Ersoy :(
-Biliyo musun, ben de geçen feysbuk sizi kim sanıyo şeysine bakıyordum, feysbukun beni yerleştirdiği kategoriler: ailesinden uzak, memleketinden uzak, expat. Adamlar resmen burada bi zayıf nokta var, oradan vuralım, pazarlamayı bunun üstünden yapalım diye onu tespit etmişler.
-Ay kız bunlar birkaç seneye parayla ezan sesi satmasınlar bize :/

Tuesday, November 29, 2016

o bayan ve çeşitli şekiller

Benim birisine kendimi ne kadar yakın hissettiğimi anlamanın en iyi yolu maalesef o kişinin hayatına ne kadar karıştığıma bakmak :( Genel olarak seçimlerinize saygı duyuyor, aldığınız kararlara büyük ölçüde destek çıkıyorsam sizinle muhtemelen düzeyli (ve mesafeli) bi ilişkimiz var. Öte yandan benden haftada bir meditasyonun faydalarını listeleyen bir email alıyorsanız ve benimle etkileşimleriniz çoğunluğunu "en son ne zaman karnabahar yedin? karnabahar ye! karnabahar çok faydalı" türü ifadeler teşkil ediyorsa büyük ihtimalle ıssız bi adaya düşsem yanıma alıcaam üç kişiden birisiniz (biri de Trump mesela. CIA hemen bizi bulsun, adadan kurtarsın diye. Yaa, işte bunlar hep büyük resmi görmek).

Neyse, biliyorsunuzdur, kardeşimle baştan sona defalarca izlediğimiz, repliklerini ezbere bildiğimiz, canımız ciğerimiz Gilmore Girls'ün dört yeni bölümü daha yayınlandı. Oturduk izliyoruz, ben de her zamanki neneliğimle durmadan karakterlerle konuşuyorum.

-Rory, gecenin bi vakti niye kahve içiyosun?
...
-Lorelai, telefonu kulağına dayamadan konuş. Kulaklık al.
...
-Rory o çocukla buluşma.
...
-Lorelai kağıtları çantana koysana.
-Abla sen acaba dizi karakterlerine de sevgini böyle gösteriyor olabilir misin?
-:(((